TEKNOPOLİTİKA
Güvenlik·Altyapı·Toplum·Devlet·Sermaye

Teknoloji politiktir.

Politika tekniktir.

Yapay zekâ, çip mimarisi, veri altyapıları ve otonom sistemler çağında Türkiye'nin teknopolitik zemini.

01HAKKIMIZDA

Teknolojinin dönüştürdüğü dünyayı, birlikte anlamlandırıyoruz.

Teknopolitika kavramını Türkçe'de ilk kullanan ekiplerden biriyiz.

Fikir yıllardır aramızda konuştuğumuz bir şeyin adıydı aslında. Yapay zekâ, çip mimarisi, veri merkezleri, otonom sistemler ve bir tarafta mühendislerin konuştuğu ama siyasetle bağını kuramadığı meseleler, diğer tarafta siyasetçilerin ve karar alıcıların hakkında konuştuğu ama tekniğini bilmediği bir alan. İki dünya arasındaki bu boşluk Türkiye'nin önündeki on yılın stratejik denklemini kuramamasına yol açabilir. Teknopolitika bu boşluğu kapatmak için doğdu.

Aylık raporlar ve haftalık makaleler yayınlıyoruz. Raporlarımız derinlemesine analizler, makalelerimiz ise gündemin teknopolitik okumaları. Her ikisinde de kimin okuduğunu düşünerek yazıyoruz. Teknik bilmeyene tekniği açıklıyoruz, siyaset bilmeyene siyaseti çeviriyoruz.

02ETKİNLİKLER

Aynı masada, yeni fikirler.

Yayınlardan başlayan tartışmalar, buluşmalarda devam ediyor.

Axis Cirlcle #01
29 Ağustos 2026
GERÇEKLEŞTİ

Axis Cirlcle #01

Sapanca, Sakarya

Axis Circle’ın ilk buluşmasını 29 Ağustos 2026’da Sapanca’da gerçekleşti. Kentin ve klasik etkinlik mekânlarının dışına çıktığımız bu ilk buluşma, doğayla iç içe bir ortamda teknolojiyi yalnızca teknik gelişmeler üzerinden değil; güç, siyaset ve uluslararası sistem üzerinden birlikte düşünme denemesiydi. “Teknopolitik Çağ ve Yeni Dünya Düzeni” başlığı altında teknolojinin küresel güç dengelerini, devletlerin hareket alanlarını, şirketlerin yükselen etkisini ve toplumların dönüşümünü farklı perspektiflerden ele aldık. Axis Network Kurucusu Rıfat Özcan moderatörlüğünde Dr. Alp Cenk Arslan ve Büşra Begçecanlı’nın katkılarıyla, teknolojik dönüşümün uluslararası sistemde ortaya çıkardığı yeni rekabet alanlarını ve geleceğe ilişkin ihtimalleri tartıştık. Buluşmanın temelinde basit bir soru vardı: Teknolojinin giderek daha fazla belirlediği bir dünyayı yalnızca teknoloji üzerinden anlamak mümkün mü? Tartışmalar ilerledikçe mühendislikten uluslararası ilişkilere, yapay zekâdan küresel güç mücadelesine, şirketlerden devletlere uzanan başlıkların birbirinden ayrı düşünülemeyeceği daha görünür hâle geldi. Axis Circle’ın çıkış noktası da tam olarak buydu. Teknolojiyle siyaseti, mühendislikle sosyal bilimleri, bugünün sorunlarıyla geleceğin ihtimallerini aynı masada buluşturmak. Farklı disiplinlerin kendi kavramlarıyla aynı dönüşüme baktığı, birbirlerinin sorularını değiştirdiği ve yeni sorular ürettiği bir tartışma alanı oluşturmayı denedik. Sapanca’daki ilk buluşma bu açıdan yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda yeni bir formatın ilk denemesiydi. Ofislerin, konferans salonlarının ve alışılmış etkinlik düzeninin dışına çıkarak farklı disiplinlerden insanları daha serbest bir düşünme ortamında bir araya getirmek istedik. Axis Network, Fluxus Coffee ve TeknoPolitika Ekosistemi ortaklığında gerçekleştirdiğimiz bu ilk buluşmayla Axis Circle’ın temeli atıldı. Etkinlik videosunu izlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=m7pENwMoIic&t=3335s

Buluşmadan notlar →
04RAPORLAR

Araştırmadan stratejiye.

Rapor arşivi →
01
GÜVENLİK · ALTYAPI · DEVLET · AĞUSTOS 2026

GERÇEKLİĞİN TEDARİKİ: Dünya Modelleri Çağında Türkiye'nin Yeni Egemenlik Cephesi

Yapay zekâ tartışması Türkiye'de büyük ölçüde büyük dil modelleri etrafında yürüyor. Oysa dünya çoktan bir sonraki katmana geçti. Google DeepMind, Nvidia, Meta ve Silikon Vadisi'nin en tanınmış araştırmacıları son on sekiz ayda dünya modelleri (world models) alanına milyarlarca dolar yatırdı. 2026'nın ilk yarısında bu alana akan risk sermayesi üç milyar doları aştı. Bu raporun tezi net. Dünya modeli meselesi önümüzdeki on yılın savunma ve istihbarat mimarisinin temel katmanıdır. Sivil bir teknoloji tartışması olarak sınırlı kalmaz. Bu katmanda kim üretici kim tüketici konumunda olacaksa, gelecek on yılın egemenlik dengeleri de o çizgide belirlenecek. Rapor dört temel argüman geliştiriyor. Birincisi: Dünya modeli, dil modelinden ayrı ama onu tamamlayan bir paradigmadır. Üst versiyonu sayılmaz. Dil modeli insanların dünya hakkında yazdıklarını öğrenir, dünya modeli ise dünyanın kendisini simüle etmeye çalışır. Otonom sistemler önümüzdeki on yılda bu iki katmanlı mimariyle inşa edilecek. İkincisi: Saha büyük ölçüde ABD ile Çin arasında yürüyor. ABD sivil, araştırma ve askerî üç eksende de önde. Askerî tarafta fark en açık. Dünya modeli mantığı bugün ABD savunma altyapısının çekirdeğinde çalışıyor. Üçüncüsü: Klasik silah tedariki egemenliği yeni bir tedarik cephesiyle bir arada durmaya başladı. Bu yeni cephenin adı gerçekliğin tedariki. Bir otonom sistemin fiziksel donanımından çok, o sistemin içinde eğitildiği simülasyon ortamı belirleyici hâle geldi. Sistemi üretmek bir şey, sistemin öğrendiği dünyayı üretmek başka bir şey. Dördüncüsü: Türkiye kısa vadede kendi frontier dünya modelini üretemez. Ama üç kademeli bir stratejik hat mümkün. Kısa vadede açık kaynak dünya modelleri üzerine yerli alan katmanı inşa etmek. Orta vadede askerî coğrafi bir dünya modeli platformu kurmak. Uzun vadede frontier üreticilerle eşit koşulda pazarlık edebilen bir orta güç konumu geliştirmek.

Büşra Begçecanlı
→
02
GÜVENLİK · ALTYAPI · DEVLET · HAZIRAN 2026

Egemenliği Yeniden Düşünmek: Kapasite Ekseninde Türkiye'nin Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planına Bakış

Türkiye Haziran 2026’da 2026-2030 dönemine yönelik bir Ulusal Yapay Zekâ Eylem Planı açıkladı. Kapasite ölçeği bakımından yapay zekânın en büyük iki ülkesi ABD ve Çin. Türkiye’nin doğal karşılaştırma zemini ise Güney Kore ve Avrupa. Bu zeminde okunduğunda plan, egemen kapasite inşasına dönük ciddi ve yer yer isabetli bir hamle olarak beliriyor.

Büşra Begçecanlı, Alp Cenk Arslan
→